Nene Hatun (1857-1955)

47 ZİYARETÇİ
  • EKLENME TARİHİ: Eylül 12, 2019 1:14 am
  • TARİH: Belirtilmemiş
  • WEB ADRESİ: https://img.eba.gov.tr/
  • ORGANİZATÖR: Belirtilmemiş
  • YER: Erzurum

ETKİNLİK HAKKINDA

Erzurum’da doğdu . 98 yıl Erzurum’da yaşadıktan sonra yine Erzurum ‘da ,zatürre hastalığından hayata veda etti. Ölümün üç ay önce Türk Kadınlar Birliği tarafından yılın annesi seçilmişti. Tarihimizde 93 Harbi olarak anılan 1877-1878 Osmanlı –Rus Savaşı sırasında , Erzurum’daki Aziziye Tabyası ‘nın savunulmasında kahramanca çalıştı. Adını bu şekilde tarihe yazdırdı.

Mücadeleye ,küçük yaştaki oğlunu ve kızını evde bırakarak katılmıştı. O sıralarda 20 yaşlarında genç bir gelindi. 7Kasım 1877 gününün gece yarısı , bölge halkından olan Osmanlı vatandaşı Ermeni çeteleri Erzurum‘un Aziziye Tabyası ‘na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini öldürdüler.

Arkadan gelen Rus askerleri , hiçbir mukavemetle karşılaşmaksızın tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulmayı başaran bir er,şehir merkezine ulaşıp kara haberi Erzurumlulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra minarelerden şehir halkına duyuru yapıldı .”Moskof askeri Aziziye Tabyası’nı ele geçirdi.

Bu haberi,Erzurum halkı tarafından ,vatan savunması için emir telakki edildi. Silahı olan silahını ,olmayanlar ;balta , tırpan, kazma, kürek, sopa, ve taşları ellerine alarak Tabya’ya doğru koşmaya başladılar . Tüm Erzurum halkı yollara dökülmüştü. Koşanlar arasında ,erkeği cephede çarpışan bir taze gelin de vardı. Ağabeyi bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti. Üç aylık bebeğini emzirmiş,”Seni bana Allah verdi.Ben de ona emanet ediyorum.”Diyerek vedalaştıktan sonra birkaç saat önce ölen ağabeyinin kasaturasını alarak sokağa fırlamıştı.

Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası‘na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir hızlı ve kararlı atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Boğaz boğaza bir savaş başladı. Mükemmel silahlara donanmış Moskof ordusu,baltalı-tırpanlı taşlı eğitimsiz halk karşısında ancak yarım saat dayanabildi.

Tabya geri alındı. Türkler, 1000 kadar şehit vermişlerdi. Hemen yaralıların tedavisine başlandı. Nene Hatun da yaralılar arasındaydı. Fakat o yarasına aldırmıyor, evindeki bebeğini unutmuş, diğer yaralıların kanını durdurabilmek ,yarasını sarmak için çırpınıyordu. Nene Hatun böyle bir ortamda tanındı.

Onun, vatan için gece başlayan mücadelesi, tüm düşman Erzurum’dan kovulana kadar devam etti. Erzurum’un her yerinden cephane taşıdı, yaralılara hemşirelik yaptı.yemek pişirdi, su taşıdı. Hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmet muhtar Paşa’nın zaferinde NeneHatun ve sivil insanlarında payı var. Savaştan sonra da NeneHatun, destana karıştı, asaletle yaşadı. Amerikalı ‘lı bir subayın sorusuna: “O zaman vazifemi yapmıştım. Bu gün de ilerlemiş yaşıma rağmen aynı hizmeti ,daha mükemmeliyle yapacak güç ve heyecana sahibim.” cevabını vermişti.

Kaynak : Eba